Dişçide İşçi
SDÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğrencisi Sude Onat Yazdı: Dişçide İşçi: "Küçüklükten bu yana hepimize planlı ve düzenli çalışma disiplini öğretildi. Ama biz bunu, çok değerli diş hekimlerimizin gelecek umudu için dahi gerçekleştiremedik..."

2000’li yıllarda diş hekimliği fakülteleri sınırlı sayıdaydı. 2010 yılları ile beraber bir anda, düzensiz ve hızlı bir şekilde fakültelerde bir artış yaşandı ve kimse bugünlerin geleceğini, sorunları beraberinde getireceğini hesaba katmamıştı sanırım.
Fakültelerin artışıyla beraber mezun sayımızda da artış göstermeye başladı hâliyle; peki, uzmanlık kontenjanları ne oldu? Artırılmıştır değil mi? Yok, biz aksine kontenjan kapasitesini aynı bıraktık ya da çok sınırlı artış yaptık. Yani fakültelere uygulamamız gereken şeyleri, uzmanlık kontenjanlarında denedik; farklılık olsun istedik sanırım.
Gelelim 2012 yılına…
O yıllara kadar kesinleşmiş bir sistem yoktu. Alımlar vardı ama üniversiteler kendi yöntemleri ile alım yapıyordu. Bu durum da eşitsizlik ve torpil olduğu iddialarını beraberinde getiriyordu. Bunu çözmek amacı ile 2012 yılında DUS (Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı) resmî olarak başladı. Yılda 2 defa yapılacaktı; amaç şeffaflık ve eşitlikti. Ama kimse sınavın kendisinin bir eşitsizlik yaratacağını düşünememişti.
Pandemiyle beraber bu sorunlar daha da arttı. Sınavlar yapılamadı, mezunlar arttı ve artık bir çözüm bulunması gerekiyordu…
İşte o karar geldi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “2027 yılından itibaren DUS (Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı) yılda 1 defa yapılacaktır.” dedi.
Şimdi sorarım size; yılda 2 defa yapılan sınavla dahi üniversitelerde akademisyen açığı varken, binlerce atanamamış mezun varken, hâlâ düzensizce fakültelere alım yapılırken bu karar neyin nesiydi?
Küçüklükten bu yana hepimize planlı ve düzenli çalışma disiplini öğretildi. Ama biz bunu, çok değerli diş hekimlerimizin gelecek umudu için dahi gerçekleştiremedik; birçok sektörde olduğu gibi.









